Azerbaycan neden İsrail’i destekliyor?

İsrail-Filistin çatışmalarına dünyadaki birçok ülke farklı şekilde tepki gösterdi. Kimileri ABD gibi Tel-Aviv tarafını tutarken, kimileri de İran gibi Hamas tarafını tuttu. Ancak ilk bakışta en şaşırtıcı olansa Azerbaycan’ın İsrail’i desteklemesiydi. Peki Azerbaycan neden böyle bir tavır sergiledi? Detaylar haberimizde…

Hamas’ın Aksa Tufanı Operasyonu’nun ardından bölgeyi ablukaya alan İsrail’in saldırıları hız kesmeden devam ediyor. Saldırılar sonucunda çok sayıda sivil vatandaş yaşamını yitirirken birçok ülke de kimden yana tavır alacağı konusunda pozisyonunu belirlemeye başladı. Bu ülkeler arasında en dikkat çekeni İsrail’den yana tavır alan Azerbaycan oldu. Peki Azerbaycan neden İsrail’den yana tavır aldı? Gelin bugünkü süreci ve altındaki nedenleri adım adım inceleyelim.

MEDYANIN TAVRI NET
Gazze’deki son gelişmelerle ilgili Azerbaycan medyasının tutumu, Bakü hükümetinin Tel Aviv ile ne kadar dostane ilişki kurduğunu gözler önüne seriyor. Azerbaycan medyasının Gazze’ye yönelik haberlerine baktığımızda İsrail’in saldırgan taraf değilmiş gibi gösterilmesi dikkat çekiyor. Çatışmanın ilk gününde İsrail’e yönelik saldırılar sonrası Hamas yöneticilerinin şükür namazı kılmasına Azerbaycanlı bir spikerin “Televizyondan izleyerek şükranla secdeye gidiyorlar. Bu din ise insan değiller” sözleriyle tepki göstermesi de bunun göstergesiydi.

BAĞIMSIZLIĞINI İLK TANIYAN ÜLKELERDEN BİRİ OLDU
Bakü ile Tel Aviv arasındaki ilişkiler uzun bir geçmişe sahiptir. Azerbaycan’ın Sovyetler Birliği’nden bağımsızlığını ilan etmesinden önce de taraflar arasında derin bir bağ vardı. Azerbaycan 1991 yılında bağımsızlığını ilan ettiğinde onu ilk tanıyan ülke Türkiye olurken ikinci tanıyan ülke ise İsrail’di. İsrail 1993 yılında Bakü’de büyükelçiliğini açtı.

PEKİ BAKÜ’NÜN TEL AVİV’DEN ÇIKARI NE?
Bakü-Tel Aviv ilişkileri hakkındaki en doğru yorum belki de Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in “İlişkilerimiz buzdağına benzer, göründüğünden çok daha derindir” şeklindeki sözleridir. Azerbaycan’ın eski Sovyetler Birliği’nden bağımsızlığını kazanmasının ardından Bakü ile Tel Aviv arasındaki siyasi ilişkiler daha yavaş adımlarla başladı. Taraflar arasında ilk resmi görüşme, 2007 yılında İsrail rejimi Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Asya gezisi kapsamında Bakü’de Azerbaycanlı yetkililerle buluşması ile gerçekleşti.

İLİŞKİLERİ SÜREKLİ GELİŞTİ
Eski İsrail Cumhurbaşkanı Şimon Peres de 2009 yılında Azerbaycanlı yetkililerle bir görüşme yapmıştı. Bu ilişkiler daha sonra dışişleri bakanları düzeyinde devam etti. İsrail Rejimi Dışişleri Bakanı Avigador Lieberman 2010, 2013, 2014’te Bakü’ye gitmişti. Bununla birlikte Aliyev ile Netanyahu arasındaki görüşmelere de şahidiz.

İSRAİL’E CİDDİ BİR PETROL SATIŞI YAPILIYOR
Bütün bu yakın temasların meyvesi Bakü ile Tel Aviv arasındaki askeri ve ticari ilişkilerin yüksek düzeye çıkmasıydı. Şöyle ki İsrail’in petrol talebinin yüzde 40’ı Azerbaycan tarafından sağlanıyor. Azerbaycan bu anlamda İsrail için 1973 petrol krizindeki gibi bir duruma karşı emniyet sibobu. Azerbaycan ile İsrail arasında enerji hariç ticari hacmin 300 milyon dolar civarında olduğu biliniyor.

AZERBAYCAN DA SİLAH ALIYOR
Bakü’nün Tel Aviv’le askeri ilişkileri de geniş boyutlara sahiptir. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün raporuna göre İsrail’in askeri silah ihracatının yüzde 17’si Azerbaycan’a yapılıyor. Azerbaycan’ın askeri silah ihtiyacını karşılama konusunda İsrail rejimi Rusya’dan sonra ikinci sırada yer almaktadır.

ÜLKEDEKİ YAHUDİ GRUP KÖPRÜ GÖREVİ GÖRÜYOR
Azerbaycan’da yaşayan Yahudi toplumun da iki taraf arasındaki ilişkilerin derinleşmesinde etkili olduğu söyleniyor. 18. yüzyıldan beri Azerbaycan’ın “Kuba” şehrinde resmi olmayan istatistiklere göre sayıları yedi bini bulan bir grup Yahudi yaşıyor. Uzmanlara göre bu grup Bakü ile Tel Aviv arasında bir köprü gibidir. Bu grubun lideri “Milikh Yediaov”un, İkinci Karabağ savaşından sadece birkaç gün önce İsrail ile Azerbaycan arasındaki dostluğun derinliğine vurgu yapmıştı. Tüm bu gelişmelere baktığımızda İsrail’in Azerbaycan için ne kadar önemli olduğunu anlayabiliriz.

RUSYA’NIN TAVRI DA BELİRLEYİCİ OLDU

İki devlet arasındaki ilişkiler Azerbaycan’ın Rusya odaklı dış politika yerine alternatif ülkeleri yönelmesi paralelinde daha da gelişti. Karabağ konusunda Rusya’nın Azerbaycan değil de Ermenistan yanlısı bir tutum izlemesi Azerbaycan’ın Rusya’dan uzaklaşarak yeni ülkelerle işbirliği yapmaya itti. Azerbaycan bölgede Rusya’nın gücünü dengelemek için batıdaki etkin Yahudi lobisinin gücünden de faydalanmak istiyordu. İsrail tarafından bakarsak, Azerbaycan zengin enerji kaynaklarına sahip olması ve İran’a komşu olması sebebiyle vazgeçemeyeceği bir ülke durumuna geldi.

(Olgun Kızıltepe-Haberler.com)

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir